Vitrinden
İzzet Baysal'ın Paltosu
Salonun vitrininde sergilenen palto, şapkaları ve bastonuyla birlikte İzzet Baysal'ın gündelik hayatından kalan kişisel eşyalar arasındadır.
0%
Salon hazırlanıyor
Menü
Şu an buradasınız
Salonun Ortası 1 / 3
Başka bir durağa geçmek için seçin:
Salonun 3B planına geçmek ister misiniz?
Salonu yukarıdan, bir maket olarak görürsünüz; istediğiniz durağa ya da vitrine oradan geçebilirsiniz.
Salonun 3B Planı
Vitrinden
Salonun vitrininde sergilenen palto, şapkaları ve bastonuyla birlikte İzzet Baysal'ın gündelik hayatından kalan kişisel eşyalar arasındadır.
Vitrinden
İzzet Baysal'ın çok beğendiği ve mutlu bir hayat için herkese tavsiye ettiği anonim sözler
Vitrinden
Vitrinin üst rafındaki levha, Kastamonu Mal Memurluğu'ndan emekli Ahmet Canip Efendi (1861-1926) ile Alpagutbey Köyü'nden Hafız Behiye Hanım'ın (1885-1963) dördüncü çocuğu olarak 1907'de Bolu'nun Karaçayır Mahallesi'nde dünyaya gelen Mustafa İzzet'i anlatıyor: 1926'da Sanayi-i Nefise Mektebi'nin Mimarlık Bölümü'ne girdi, bir yıl sonra babasını kaybedince okul kantininde çalışarak yurt ücretini karşıladı; 1931'de bölümü bitirip Bolu'ya mimarlık diploması getiren ilk genç oldu. Levhanın önünde el yazması defterleri ve “Allah Kuluna Yeter” hattının yer aldığı kartlar duruyor.
Vitrinden
Alt rafta, iki gençlik portresinin arasında, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından İzzet Baysal Vakfı'na verilen şükran plaketi duruyor.
Gönül zenginliğinizin onur belgesi olan Türk Milli Eğitimi'ne Katkılarınız kadirbilir milletimizce Mutlu ve Kalkınmış Büyük Türkiye İdealinin anıtı olarak daima şükranla anılacaktır. Millet ve Devletimiz adına Teşekkürlerimle
Vitrinden
Üst rafta, gençlik yıllarından iki portresinin arasında kristal bir ödül duruyor; kaidesindeki levhada “Babamıza minnettarız. 28.11.1998” yazıyor. İki yanındaki kutularda İstanbul Sanayi Odası'nın 1952 tarihli madalyonu ve İzsal Döküm'ün vergi ödülü madalyaları sergileniyor.
Vitrinden
Madalyanın üzerinde “Yüksek Düzeyde Vergi Ödeme Ödülü · 1985 · İzsal Döküm San. A.Ş.” yazıyor. Yanı başındaki kutuda aynı şirketin 1982 yılı kazançları için 24 Aralık 1983'te aldığı “Yüksek Düzeyde Kurumlar Vergisi Mükellefi” madalyası duruyor.
Vitrinden
Alt rafın ortasında, Kültür Bakanlığı'na bağlı Güzel Sanatlar Akademisi'nin verdiği diploma duruyor: Bolu'da doğan Mustafa İzzet Baysal, akademinin yüksek mimarlık şubesini bitirerek 1931'de 411 numaralı diplomasını aldı. Yanında Mimarlar Odası'nın çerçeveli üyelik kartı, madalya kutuları ve T.M.M.O.B. Mimarlar Odası Bolu Temsilciliği'nin 11.05.1998 tarihli plaketi sergileniyor. Ortadaki küçük ödülde ise “Uzun mesleki yaşamınızda memleketimize yaptığınız onurlu hizmetlerinizden dolayı şükranlarımızı sunarız” yazıyor.
Vitrinden
Çerçevedeki Mimarlar Odası kartında künyesi tek tek okunuyor: soyadı Baysal, adı Mustafa İzzet, bitirdiği okul Güzel Sanatlar Akademisi, diploma numarası ve yılı 411 – 2.12.1931, diploma unvanı Yüksek Mimar. Oda sicil numarasının yerinde ise “Onur Üyesi” yazıyor.
Vitrinden
Üst raftaki levha, memuriyet ve aile yıllarını anlatıyor: Mustafa İzzet çalışma hayatına Bolu Bayındırlık Müdürlüğü'nde başlar, ardından Millî Müdafaa Vekâleti Hava Müsteşarlığı'nda, sonra Eskişehir'de Belediye Fen İşleri'nde görev yapar. Eskişehir'de coğrafya öğretmeni Refika Hanım'la evlenir; doğumda yitirdikleri ilk çocuklarından sonra dünyaya gelen kızları Esin genç çifti sevince boğar. 1942 aile için acılı bir yıl olur: Refika Hanım üçüncü doğumu sırasında bebeğiyle birlikte hayatını kaybeder. İzzet Baysal, 3,5 yaşındaki Esin'in bakımını üstlenen baldızı Nafize Hanım'la bir süre sonra evlenir; bu beraberlik Nafize Hanım'ın 1986'daki ölümüne kadar sürer. Bolu'daki ilk müteahhitlik işi Devlet Hastanesi'dir; İkinci Dünya Savaşı'nda yedek subaylığa çağrılınca inşaatı ağabeyi Mehmet'e bırakır.
Babam aşırı yorgunluktan kaynaklanan bir nevi tedavi ve istirahat anlamında İsviçre'de bulundu. Orada doktorlar, memleketine döndükten sonra aynı yoğunlukta çalışmamasını, biraz da kendisine hobi mahiyetinde meşgaleler bulmasını önermişlerdi. O dönemlerden hatırımda kalan şey, babamın hafta içi hiç eve gelmemesiydi. Ben çocuk olarak çok üzülürdüm. — Kızı Esin Avunduk
Vitrinden
Eski harflerle doldurulmuş nüfus hüviyet cüzdanı açık duruyor: soyadı Baysal, adı Mustafa İzzet, babasının adı Ahmet Canip, anasının adı Behiye, doğum yeri Bolu. Arkasındaki fotokopide sonraki nüfus cüzdanı görünüyor.
Vitrinden
Sürücü belgesi M. İzzet Baysal adına İstanbul'da düzenlenmiş; belge numarası 134511, ilk tarihi 25.03.1955, yenileme tarihi 16.11.1988. Yanındaki mavi kart İzzet Baysal Vakfı'nın üye tanıtım kartı: görevi başkan, üye numarası 01, veriliş tarihi 11.05.1999.
Vitrinden
Kutusundaki rozetin üzerinde “Türkiye Kızılay Cemiyeti · Onursal Üye” yazıyor. Levhaya göre bu onun ilk ödülü: Kızılay'a yaptığı yardımlar nedeniyle 1940'lı yıllarda Ankara'daki Kızılay Genel Merkezi'nde bir törenle verilmiş. Rozetin yanında 1937 tarihli evlenme kaydı, pasaportu ve resmî belgeleri duruyor.
Vitrinden
Soldaki çerçevede İstanbul Ticaret Odası'nın takdir beratı var: 1978 yılındaki kazancından yüksek düzeyde gelir vergisi ödediği için, odanın 10 Temmuz 1979 tarihli kararıyla berat ve madalya verilmiş. Sağdaki çerçeve Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın 24.11.1987 tarihli onur belgesi. Aralarında bronz bir Atatürk başı, önlerinde ise Gerede'nin ilk imar planı duruyor: 17.01.1932'de Mimar İzzet Canip'in çizdiği plan, 1 Mayıs 1995'te Gerede Belediyesi tarafından kendisine hediye edilmiş.
Vitrinden
Üst raftaki levha, sanayicilikten vakfa uzanan yolu anlatıyor. İzzet Baysal başarısını “çok çalışmak, israftan kaçınmak ve sabırlı olmak” diye özetler; gelir vergisi sıralamasında İstanbul'da yıllarca ilk on kişi arasında yer alır. Su borusu ekleme parçalarından kazandığı para, yıllar sonra Bolu'ya yapacağı hayırların kaynağı olur. Çalışma yaşamını 1994'te İzsal Döküm Sanayi'ndeki hisselerini genç girişimcilere devrederek bitirir. Sanayici kimliğinin yanında kültürü de destekler: İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın kurucuları arasındadır ve festivallerde yabancı sanat topluluklarına sponsor olur. Seksenli yaşlarında 60 yıllık birikimini Bolu'ya yöneltir ve kendisine iki alan seçer: eğitim ve sağlık.
Gece gündüz demedim, çok çalıştım, çok kazandım ve kazandığımı biriktirdim. Yemekte bir lokmanın kalmasına dayanamam. Benim için, bir lira ile bir milyon lira aynı değerdedir. Servetimi, çok çalışarak ve tutumluluğum sayesinde yaptım. — 1990'lı yıllarda “Servetinizi nasıl kazandınız?” sorusuna verdiği yanıt
Vitrinden
Rafta “İzzet Baysal'ın Beğendiği Sözler” kitapçığı, el yazısı not kâğıtlarının yanında duruyor: kitapçık, okuduklarından beğendiği cümleleri not ettiği bu kâğıtlardan derlendi. Solda İstanbul Ticaret Odası'nın altın madalyası, ortada Bolu Tabipler Odası'nın 14.03.1996 tarihli plaketi var.
İlimize yaptığınız sağlık yatırımlarından dolayı şükranlarımızı sunar, sağlıklı yıllar dileriz. — Bolu Tabipler Odası Yönetim Kurulu
Vitrinden
Yeğeni Ahmet Baysal'ın kitapçığın ön sözünde anlattığına göre okumaya başlamadan önce teybinde sevdiği müziği bulur, kalemini ve kâğıdını hazırlardı. Not aldığı kâğıtlar işi bitmiş evrakın ya da makasla düzeltilmiş mektup zarflarının arka yüzleriydi; en son yazdığı en üste gelecek biçimde üst üste koyar, tomar kalınlaşınca lastik bantla sarardı. Ziyaretine gelenlere zaman zaman son notlarını okurdu. 1997'de yeğeni bunları bir yere kaydetmeyi önerdiğinde “Değer mi?” der gibi bir tavırla vermiş, birkaç gün sonra evden birkaç tomar daha getirmişti.
Vitrinden
Alt rafta bir gaz lambası, madenî bir darbuka ve iki tokmağıyla birlikte bir davul duruyor; önlerinde bir tabaka ile köstekli bir saat var. Üstteki levha müziğe olan ilgisini anlatıyor: gençliğinde keman çalar, sonraki yıllarda saza ve darbukaya merak sarar. 1963'te kızı Esin'in nişan töreninde, yeğeni Ahmet'le bir Bolu türküsü çalarken çekilmiş fotoğrafı da aynı levhada.
Vitrinden
Vitrin sırasının başındaki köşe bölümünde, Mimar Sinan Üniversitesi'nin onursal doktora cübbesi bir mankenin üzerinde duruyor: siyah kumaşın üstüne inen krem saten şal, kolun ucunda sırma işlemeli baykuş motifleri ve saçaklar. Cübbenin önünde beratı, mezuniyet yıllarından toplu bir fotoğraf, bir plaket ve kırmızı kutusunda Galatasaray armalı bir tabak sergileniyor.
Vitrinden
Cübbenin yanındaki çerçevede, elyazısıyla düzenlenmiş berat duruyor. Mimar Sinan Üniversitesi Senatosu'nun 3 Aralık 1996 günlü toplantısında aldığı 13/7 sayılı kararla, okulun 1931 mezunu “Y. Mimar İzzet Baysal'a” Onursal Doktor (Doctor honoris causa) unvanı veriliyor. Gerekçe metinde çağdaş Türk sanayiinin kuruluşundaki rolü ile ilkokuldan üniversiteye uzanan eğitim ve sosyal hizmetleri birlikte anılıyor; belge 5 Mart 1997'de İstanbul'da, Rektör Prof. Tamer Başoğlu'nun imzasıyla düzenlenmiş. Beratın önündeki kart, aynı okulun bir toplu mezuniyet fotoğrafını taşıyor.
Vitrinden
Vitrinin köşesinde, ahşap bir levhaya oturtulmuş bronz madalyon duruyor. Madalyonun ortasında akademinin baykuş arması, çevresinde “Sanayi-i Nefise Mektebi · Güzel Sanatlar Akademisi · Mimar Sinan Üniversitesi 1883” yazıyor. Altındaki pirinç etikette “İzzet Baysal'a — M.S.Ü.'nin şükran duygularıyla, 3.3.1991” ibaresi var. Arkasındaki çerçevede, cübbesini giydiği törenden bir kare duruyor.
Vitrinden
Vitrin sırasının başındaki bu bölümde tek bir raf var. Yıpranmış deri kılıfının yanında duran tambur, duvara yaslanmış ceviz gövdeli bir barometre-termometre ve yanlarında bir slayt makinesi sergileniyor.
Kılıfın önündeki kart, tamburun yapımına dair kutusundan çıkan notu aktarıyor. Kılıfın üstünde onu saran bez örtü, yanında da duvara yaslanmış tamburun ahşap gövdesi duruyor.
Tanburi Ziya Özgener · Bilumum alât-ı musikiye tamiri · Yenikapı Hisarönü No: 19, İstanbul · 9.9.1953
Vitrinden
Levha, kendi cümleleriyle üç ilkesini sıralıyor. Çalışma masasındaki portresinin yanında “Hakkından fazlasını kazanmak haramdır, vicdansızlıktır, tüketiciyi sömürmektir” yazıyor. İZSAL'ın temper döküm afişinin yanında çalışma düsturu var: “Planlı, programlı ve çok çalıştım. İsrafı baş düşmanım ilan ettim. Sabırlı olmasını bildim. Hak yemedim, hakkımı yedirmedim.” Gençlerle çekilmiş kalabalık fotoğrafın yanında ise gençlere seslendiği satırlar duruyor: “Sevgili Gençler; sizinle övünüyor ve sizlere güveniyorum. Cumhuriyetimize, ülke bütünlüğüne, Atatürk İlkelerine sahip çıkacağınızı biliyorum.”
İçinizden nice Baysallar çıkacağına yürekten inanıyor ve sizleri seviyorum.
Vitrinden
Levhanın hemen altındaki kırmızı örtüde, kadife kutuları açık dört altın rengi madalya sıralanıyor. Üstlerinde levhayı kapatan cümle ve onun kendi imzası duruyor — vitrin, gençlere bırakılan bu sözle bitiyor.
Vitrinden
Levha, kararı tek cümlede özetliyor: iş hayatını noktalayıp hayır işlerine yönelmek. 1987'de eğitim ve sağlık amacıyla İzzet Baysal Vakfı kuruluyor; vakfın öz varlığı, vergisi ödenmiş kazancından oluşuyor. Servetini nasıl kazandığı sorulduğunda verdiği cevap da burada: “Gece gündüz demedim çok çalıştım, kazandığımı biriktirdim.” Levhanın ortasında el yazısıyla Bolululara seslendiği satırlar var. En büyük hayali 1992'de gerçekleşiyor: Abant İzzet Baysal Üniversitesi, vakıf destekli devlet üniversitesi modelinde dünyadaki ilk örnek olarak kuruluyor. 1994'te İZSAL Döküm Sanayi'ndeki hisselerini genç girişimcilere devrediyor. Levhanın altında 2005 yılı hizmet bilançosu duruyor: 118 eser, 168.641.345 YTL harcama ve 900 öğrenciye burs.
Bolulular! Bu vakıf sizindir… ama sahip çıkınız! — Son Söz: “Bana bu imkânı veren Allah'ıma hamdederim.”
Vitrinden
Levhanın önünde, vakfın kâğıt üzerindeki ilk günleri duruyor. Sarı kapaklı defterin çerçeveli başlığında “Karar Defteri”, altına yapıştırılmış elyazısı etikette ise “Vakfın yeni kuruluş ilk karar defteri I · 1986-1987” yazıyor.
Vitrinden
Bordo kapağında yaldızla “Karar Defteri” yazan ikinci cildin etiketi 1988-1993 yıllarını gösteriyor — üniversitenin kurulduğu yıllar bu defterin içinde geçiyor. Önünde, kadife kutusunda armalı altın rengi bir onur madalyası duruyor.
Vitrinden
Sırtındaki “Karar defteri” kabartmasıyla duran üçüncü cildin etiketinde 1994-2006 aralığı okunuyor; vakfın olgun yılları bu deftere işlenmiş. Önündeki kadife kutuda, İZSAL Döküm Sanayi A.Ş. adına verilmiş bir vergi ödeme ödülü madalyası sergileniyor. Arkadaki panoda üniversite yerleşkesinin havadan fotoğrafı görünüyor.
Vitrinden
Levha, iş hayatını yıl yıl sıralıyor: 1907 doğum; 1926-1931 Sanayi-i Nefise Mektebi'nde, yani Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğrencilik; 1932'de Bolu Bayındırlık Müdürlüğü'nde 25 lira maaşla işe başlaması ve ilk özel kazancı olan Gerede İmar Planı (5.500 lira); 1936'da Ankara'da mimarlık bürosunu açarak serbest çalışmaya geçişi; 1939'da yedek subaylık yılları; 1943'te İstanbul'da bir fittings-boru rabıt parçaları ticarethanesini devralarak ticarete başlaması; 1950'de rabıt parçaları için Almanya'ya etüde gitmesi ve İZSAL'ın kuruluşu — ilk özel teşebbüs mekanize döküm fabrikası; 1952'de Avrupa kartelleriyle mücadelesi, kendi deyişiyle “iş hayatımın en acımasız mücadelesi”; 1960-1969 arasındaki döviz darlığı yıllarında “fahiş kazanç haramdır” düsturuyla İZSAL'ın dokuz yıl boyunca ürünlerine zam yapmaması; 1979'da emeğe saygıyla verimli çalışana daha fazla prim verilmesi ve bu prensipten vazgeçmeyince 2,5 yıl süren grev — levha bu tavrı “Üretimi Koruma Mücadelesi” olarak adlandırıyor. Altta fabrikanın çizimi uzanıyor.
Vitrinden
Levhanın önündeki kırmızı örtüde işin kendisi duruyor. Ortadaki poşetli belge, “İzzet Baysal — Banyo, Kalorifer ve Boru Malzemesi Mağazası” başlıklı bir fatura; el yazısıyla doldurulmuş, pullu ve imzalı. Çevresine dökümhaneden çıkmış dirsekler, tiler ve rabıt somunları dizilmiş. Sol ve sağ köşede kadife kutularında iki madalya, aralarında da vakfın adını taşıyan kalemler ve bir anahtarlık var.
Vitrinden
Örtünün sol köşesindeki kadife kutuda, dişli çark içine işlenmiş İSO arması ve odanın kuruluş yılı olan 1952 okunuyor. Yanında vakfın adını taşıyan mavi tükenmez kalem ile “İzzet Baysal Fittings” yazılı sarı kalem duruyor: dökümhaneden vakfa uzanan yol, aynı örtünün üstünde yan yana.
Salonun ortasında
Salonun ortasında, üzerindeki künyesiyle duruyor: “M. İzzet Baysal'ın Çalışma Masası, Daktilosu ve Koltuğu.”
Salonun ortasında
Masanın üzerinde duran Olympia Traveller de Luxe marka portatif daktilo, kâğıdı takılı hâlde sergileniyor.
Salonun ortasında
Masanın yeşil örtüsü üzerine dizilmiş döküm dirsekler, tiler ve rakorlar — Perşembe Pazarı'ndaki dükkândan döküm fabrikasına uzanan yolun parçaları.
Salonun ortasında
Masanın üzerinde, çerçeveler içinde sergilenen köpek fotoğrafları; daktilonun ve boru parçalarının yanında kişisel hayatından bir köşe.
Vitrinden
Bordo kapaklı berat, iki yaprağı da görünecek biçimde açılmış duruyor. Solda yalnızca ödülün adı var: “Üstün Hizmet Ödülü.” Sağ yaprak İzzet Baysal Vakfı’na sesleniyor: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milletine ulusal ve uluslararası düzeyde üstün hizmetlerde bulunmanız, Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlamanız, halkın refahı, eğitimi, mutluluğu ve sosyal gelişimi için yararlı hizmetlerinizden dolayı, TBMM Başkanlık Divanınca TBMM Üstün Hizmet Madalyası ve Beratı verilmesine karar verilmiştir.” Altında TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın imzası duruyor. Her iki yaprağın eteğinde Meclis binasının çizimi ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” satırı işli. Beratın önünde, ahşap kutusunda madalyanın kendisi var: ortasına Meclis’in arması basılmış altın renkli bir madalyon.
Vitrinden
Vitrinin alt bölmesinde, kırmızı satenin üzerinde iki çerçeveli fotoğraf üst üste duruyor. Üsttekinde beratın kapağı açılmış hâlde uzatılıyor; tam yanında, üstünde İzzet Baysal’ın portresi olan “İzzet Baysal ve Vakfı” kitabı da kameraya gösteriliyor. Alttakinde ise berat ve madalya elden ele değil, hep birlikte: vakfın yöneticileri bir salonun önünde sıralanmış, ortadaki ikisi beratı ve kutusundaki madalyayı tutuyor.
Vitrinden
Alttaki çerçevenin yakın çekimi. Yaldızlı çerçevenin içinde sekiz kişi, yakalarında aynı rozetle yan yana duruyor; ortadaki iki kişiden biri açılmış beratı, öteki kutusundaki madalyayı göğsü hizasında tutuyor. Arkada ahşap kapılar, tablolar ve bir Türk bayrağı görünüyor — fotoğrafın çekildiği yer bir resmî kabul salonu.
Vitrinden
Yaldızlı çerçevenin içinde, kenarları ince bir bezemeyle çevrili berat duruyor. Başlığı “T.C. Devlet Üstün Hizmet Madalyası Beratı”; hemen altında berat numarası 3 ve tarihi 4.10.1994 yazıyor. Metin el yazısı harflerle şöyle: “Sayın İzzet Baysal — Yaptığınız çalışmalarla ülkemizin dünyaya tanıtılmasında ve devletimizin yüceltilmesinde gösterdiğiniz üstün başarıdan dolayı sizi Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliğinin 5/C maddesine göre Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile taltif ediyorum.” Altında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in adı ve imzası var.
Vitrinden
Kendi kutusunda, kapağı açık duran ahşap plaketin solunda defne dalları arasında cumhurbaşkanlığı forsu kabartma olarak işlenmiş. Sağ yanında “İzzet Baysal Vakfı” künyesiyle şu satırlar var: “Sağlık hizmetlerine yaptığınız değerli katkılar, kazandırdığınız eserler kadirbilir milletimizce, çağdaş Türkiye ülküsünün bir belgesi ve gönül zenginliğinizin anısı olarak daima yaşatılacak, saygı ve şükranla anılacaktır. Millet ve Devletimiz adına, Teşekkürlerimle.” Altında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in imzası, plaketin alt kenarında da pirinç bir künyede “Şükran Plaketi” yazıyor.
Vitrinden
Yaldızlı çerçevedeki resmî portrede Süleyman Demirel, arkasında Türk bayrağı ve cumhurbaşkanlığı forsuyla frak giymiş duruyor. Fotoğrafın alt yarısına beyaz mürekkeple el yazısıyla şunlar yazılmış: “Büyük Hayırsever Alicenab İnsan Sayın İzzet Baysal’a teşekkür ve sevgilerimle.” Altında imzası ve tarih var: 4 Ekim 1994 — beratın da taşıdığı gün.
Vitrinden
Vitrinin alt bölmesinde, kırmızı satenin üzerinde duran yaldızlı çerçevede açık havada bir tören görünüyor. Ekose ceketli Süleyman Demirel kollarını iki yana açmış, oturan konuklara doğru eğilerek selamlaşıyor; arkasında koruması ve kalabalık var. Karşısındaki iki yaşlı konuktan biri şapkalı, öbürü beyaz saçlı — karşılama, protokol sırasının değil tanıdıkların karşılaşması gibi duruyor.
Vitrinden
Vitrinin iki rafı da İzzet Baysal’a sunulan şükran belgelerine ayrılmış. Üst rafta çerçeveli beratlar ile açılmış madalya kutuları, alt rafta ise kutusundaki portreli çini tabak, çan biçimli bir ödül ve kristal bir plaket duruyor.
Vitrinden
Soldan sağa: Özel Olimpiyatlar Türkiye Organizasyonu’nun, Direktör Dr. Fzt. Ayşe Ardalı imzasıyla verdiği teşekkür belgesi — engelli sporcuların spor aracılığıyla topluma kazandırılmasına yaptığı katkılar için; Kaygusuz Ali’nin 3 Mart 2022’de Bolu’da yazdığı “İzzet Baba” şiiri; ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun Altın Madalya Beratı. Aralarında açılmış madalya kutuları ile İzzet Baysal Vakfı’nın lacivert madalyonu duruyor.
Vitrinden
T.C. Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün beratında şöyle yazıyor: “Kurumumuza yapmış olduğunuz değerli katkılarınız ve göstermiş olduğunuz yakın ilgi nedeni ile Altın Madalya ile onurlandırıldığınıza ilişkin berattır.” Altında Genel Müdür Dr. İ. Bülent Ilık’ın imzası var; yanı başında koyu kadife bir madalya kutusu duruyor.
Vitrinden
Alt rafta, kutusundaki portreli çini tabağın yanında duran ödülün kaidesinde şu satırlar okunuyor: “İzzet Baysal — Bugüne kadar yaptığınız örnek çalışmalar ile insanlığa tuttuğunuz ışığa bütünlüğümüz adına minnetlerimizi sunmak, mutluluğumuzdur.” Altında Vakıf Başkanı Bülent Çorak’ın adı yazıyor. Arkasında mavi kristal bir plaket ve açılmış bir takdim dosyası duruyor.
Vitrinden
Üst raftaki levhada, evinde koltuğunda otururken çekilmiş bir fotoğrafının altında onu tanıyanların sıraladığı özellikler madde madde yazılı: çalışkan, tutumlu, risk alan, hak yemeyen ve hak yedirmeyen, çok az ve öz konuşan, tok gözlü ve tok sözlü, dürüst ve güven veren, okumayı seven, çalışmayı ibadet sayan, Atatürkçü, hayırsever, alçakgönüllü, azimli ve sabırlı, doğayı seven, farklı ve sıra dışı, güzel sanatları özümseyen, şükreden, memleketini ve halkını seven, hayatı severek yaşayan. Levha, “ardında ‘göznuru ve alınteri’ bırakan ender bir İNSAN’dı” diye bitiyor. Önünde müzenin iki ziyaretçi defteri açık duruyor.
Vitrinden
Bordo kadife kutusunda sergilenen gümüş madalyonun üzerinde odanın amblemi ile “İstanbul Ticaret Odası — 1882” yazıyor. Kutunun kapağındaki altın yaldızlı damgada da aynı amblem var.
Vitrinden
Alt raftaki çerçevede Gelişim/Ansa Genel Müdürlüğü’nün belgesi duruyor: “Sayın İzzet Baysal — Çocuklarımızın eğitimine katkıda bulunan Gelişim Ansiklopedileri’nin İzzet Baysal Anadolu Lisesi’ne kazandırılmasındaki yardımlarınızdan ötürü teşekkür ederiz.”
Vitrinden
Üst rafta İzzet Baysal Vakfı’nın gümüş tabağı duruyor; üzerinde “Eğitim ve Sağlıkta Ülkemizin ve Halkımızın Hizmetinde — 1987” yazıyor. Arkasındaki levhanın başlığı “Yaşarken Heykeli Dikilen Adam”; üzerinde Bolu’ya dikilen heykelinden ve “İzzet Baysal Kenti — Boluya Hoşgeldiniz” tabelasından fotoğraflar var. Ortadaki kristal ödül Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün: “Anadolu’da Bin Yıl — Vakıf Dostu” ve “Vakıf insana hizmettir” yazılı. Yanlarında anma pullarının çerçeveli örnekleri sergileniyor.
Vitrinden
Alt rafta, 11 Mayıs 2000 tarihli Bolu damgasını taşıyan İzzet Baysal anma pulunun tam tabakası ve ilk gün zarfı sergileniyor. Solda vakfın sarı tabağı, arkada Bolu’da 11-13 Mayıs 2005’te düzenlenen “İzzet Baysal’a Şükran Günleri” afişi ile o yılın Millî Piyango bileti duruyor. Sağdaki plaket Demir ve Çelik Döküm Sanayicileri Derneği’nin: “Türk Döküm Sanayinin gelişmesi için göstermiş olduğu gayretli ve özverili çalışmaları ve Türk Kültürüne katkıları nedeniyle Onur Üyeliği vererek şükranlarını sunar — Yönetim Kurulu, 14.12.1994.”
Vitrinden
Kadife kutusundaki plakette Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun arması duruyor: “Sayın İzzet Baysal — Gösterdiğiniz hayırseverlik örneği ile İstanbul iline kazandırdığımız huzurevi için sonsuz teşekkürlerini sunar.” Altında Devlet Bakanı Prof. Dr. Türkan Akyol’un adı ve 28 Nisan 1992 tarihi yazıyor.
Vitrinden
Bu vitrin bütünüyle İzzet Baysal Vakfı’na ayrılmış. Arkada vakfın yatırımlarını, üniversitenin birimlerini ve yıl yıl verilen bursları sayan büyük levha duruyor; önündeki rafa vakfın kırk yıl boyunca çıkardığı kitaplar ve kitapçıklar serilmiş. İki yanda açılmış madalya kutuları, sağda ise vakfın tanıtım çantası ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin tanıtım kitapçığı var.
Vitrinden
Levha, Ahmet Baysal’ın “Bir Vakfın Çalışmasından Anılar” kitabından aktarılan bir anıyla açılıyor: Türk Eğitim Vakfı’nı örnek alarak, eğitim borcu veren, okumaya hevesli fakat maddi durumu zayıf çocukların tahsil imkânı bulmasını sağlayacak bir vakıf kurmaya karar verişini anlatıyor. Ortadaki fotoğrafın üzerinde kendi el yazısıyla “Bolulular! Bu vakıf sizindir, ona sahip çıkınız!” yazılı. Levhanın alt yarısında Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin fakülteleri, yüksekokulları ve enstitüleri, vakfın yayınları ve 1987’den başlayarak yıl yıl verilen burslar tablo hâlinde sıralanıyor.
Vitrinden
Rafta serili yayınlar vakfın kendi tarihini anlatıyor: “İzzet Baysal ve Vakfı”nın 33. yıl (2020), 35. yıl ve 37. yıl sayıları, “İzzet Baysal Vakfı — Dünü, Bugünü, Yarını”, “Cumhuriyetin Öncü Sanayicisi İzzet Baysal”, Ahmet Baysal’ın “Yazılar ve Konuşmalar”ı ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Seben İzzet Baysal Meslek Yüksekokulu’nun kuruluş kitapçığı. Aralarında “İzzet Baba” belgeselinin CD’si de duruyor.
Vitrinden
Alt rafta üç çerçeve yan yana duruyor: solda Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 4 Ekim 1990 tarihli mektubu, ortada MESS Eğitim Vakfı’nın onur ve şükran belgesi, sağda Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in 10 Aralık 1987 tarihli mektubu. Önlerinde açılmış iki madalya kutusu ile üzerinde Bolu arması bulunan, kırmızı kutusunda sergilenen bir plaket var.
Vitrinden
Türkiye Cumhurbaşkanlığı antetli mektup 10 Aralık 1987 tarihli: “Çağdaş uygarlık düzeyinin daha ileri aşamalarına ulaşmamız, çeşitli alanlarda eğitim yapacak kuruluşların ülke çapında yaygınlaştırılmasına bağlı bulunmaktadır… Bu düşünceyi gönülden benimseyerek, millî eğitim hizmetlerine yaptığınız değerli katkılar, inanıyorum ki kadirbilir Türk Milleti tarafından daima takdir ve şükranla anılacaktır. Bu örnek davranışınızdan dolayı sizi içtenlikle kutlar, mutluluk ve esenlikler dilerim.” Altında Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in imzası duruyor.
Vitrinden
4 Ekim 1990 tarihli mektupta şöyle deniyor: “Geleceğimizin teminatı olan genç nesillerin lâyık oldukları eğitim imkânlarına kavuşturulması için millî eğitim seferberliğine yaptığınız değerli katkılar, kadirşinas Türk Milleti tarafından her zaman takdir ve minnetle anılacaktır. Bu örnek davranışınızdan dolayı size içtenlikle teşekkür eder, sağlık ve mutluluklar dilerim.” Altında Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın imzası var.
Vitrinden
Çerçevenin sol yarısında vakfın kuruluş bildirisi, sağ yarısında Mustafa İzzet Baysal’a verilen “Onur ve Şükran Belgesi” yer alıyor. Belgede, 5 Mart 1985’te “mütevelli” sıfatını ve hakkını almış olması nedeniyle hazırlanan bu belgenin 31 Ocak 1994’te mütevelli heyeti tarafından takdim edildiği yazıyor; altında mütevelli heyeti başkanı ile başkan yardımcısının imzaları duruyor.
Vitrinden
Üst raftaki levha, Bolu halkının her yıl yinelediği şükran günlerini anlatıyor: kent halkı, asırlık birikiminin tümünü hemşehrilerine vakfeden İzzet Baysal’a duyduğu minnet ve şükranı her yıl yinelemek için bir “İzzet Baysal Şükran Günü” ilan etmiş; Türkiye’de bir kent halkının hemşehrisine düzenlediği ilk şükran günü olan bu anma, sonraki yıllarda Valilik, Belediye ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin birlikte yürüttüğü organizasyonla bir “halk şöleni”ne, ardından 11-13 Mayıs günlerine yayılan bir kutlamaya dönüşmüş. Solda Millî Eğitim Bakanı Avni Akyol’un plaketi duruyor: “Türk Millî Eğitimine sağladığınız ölümsüz katkılar daima şükranla anılacaktır.” Ortada Bornova Anadolu Lisesi Eğitim Vakfı’nın “Beyaz Yaşam” ödülü, sağda Millî Eğitim Vakfı’nın plaketi var.
Vitrinden
Alt rafta, bir bahçe bankında çekilmiş çerçeveli portresi duruyor. Solundaki plaket Gerede Kültür, Kalkınma ve Dayanışma Vakfı’nın: Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gerede Meslek Yüksekokulu’nu ziyareti anısına, “Medar-ı iftiharımız muhterem insan Sn. İzzet Baysal’a en derin saygı ve şükranlarımızla” sözleriyle 14 Mart 1996’da verilmiş. Ortada mavi cam tabağın içinde altın bir defne çelengi duruyor. Sağdaki plaket ise Boluspor’un, 11 Mayıs 1998 tarihli: “Bolu’muza yapmış olduğu olağanüstü yatırımlarıyla abideleşen çok değerli insana derin şükranlarımızla.”
Vitrinden
Vitrinde iki onursal doktora cübbesi yan yana duruyor: solda Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin gri gövdeli, kırmızı-sarı yakalı cübbesi, sağda Hacettepe Üniversitesi’nin mor cübbesi. Altlarındaki rafta Hacettepe Üniversitesi Senatosu’nun beratı, ODTÜ’nün beratı ve üniversitenin amblemli heykelciği, törenden bir gazete kupürü ile çerçeveli bir tören fotoğrafı sergileniyor.
Vitrinden
Çerçeveli gazete kupürünün altyazısında şöyle yazıyor: “ODTÜ’nün kuruluş günü töreninde, eğitime yaptığı [katkılar] nedeniyle Onursal Felsefe Doktorası verilen İzzet Baysal’a cübbesini Cumhurbaşkanı Demirel giydirdi.” Fotoğrafın altında muhabirin adı okunuyor: Ümit Bektaş.
Vitrinden
Altın çerçeveli fotoğrafta, arkada büyük bir Atatürk portresi ve üniversitenin bayrağı dururken cübbe giydiriliyor; kürsüde Hacettepe Üniversitesi’nin amblemi görünüyor.
Vitrinden
Adını taşıdığı üniversitenin onursal doktora cübbesi, göğsünde kırmızı-beyaz kurdeleye bağlı altın madalyası ve omzunda sarı işlemeli kukuletasıyla sergileniyor. Altındaki rafta Anadolu Üniversitesi’nin fahri doktora beratı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin onursal doktora diploması, üniversitenin kristal ödülü, ortasında gümüş madalyon bulunan mavi cam tabak ve törenlerden fotoğraflar duruyor.
Vitrinden
Çerçeveli diplomada üniversite senatosunun 28 Nisan 1993 günkü oturumunda aldığı karar yazılı: Türk millî eğitimine ve üniversiteye yaptığı değerli katkılar nedeniyle İzzet Baysal’a “Onursal Eğitim Doktoru” unvanı veriliyor. Altında Rektör Prof. Dr. Kemal Güçlü’nün imzası var. Yanındaki lacivert cam tabağın ortasında işlemeli gümüş bir madalyon duruyor.
Vitrinden
Kristal ödülün tepesindeki yuvarlakta üniversitenin amblemi ve “Abant İzzet Baysal Üniversitesi” yazısı, kaidesinde ise altın renkli bir Atatürk kabartması var. Yanındaki çerçevede bir tören anı, önündeki büyük fotoğrafta ise kalabalığın arasında elleri havada selamlanışı görünüyor.
Vitrinden
Beratta şöyle yazıyor: “Sayın İzzet Baysal — Anadolu Üniversitesi Senatosu 17.06.1998 tarih ve 4 sayılı toplantısında ülkemize sunduğunuz üstün hizmetlerden dolayı size Fahri Doktora unvanı vermeyi kararlaştırmıştır.” Altında Rektör Prof. Dr. Engin Ataç’ın imzası duruyor.
Vitrinden
Levhanın üst yarısında Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin ve Türkiye’nin bayrakları yan yana dalgalanıyor; altında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 1994’te Bolu’da söyledikleri yazılı: “Bu üniversite, arkasında güçlü bir vakfın desteği bulunan ilk ve tek devlet üniversitesidir. Bu örneğin tüm ülkeye yayılması gerekir.” Alttaki çerçeveli fotoğrafta ikisi bir törende karşılaşırken, üzerinde ikinci bir söz okunuyor: “İzzet Baysal, ömrünü insanların iyiliğine vakfeden bir hayırseverdir.” Levhanın önünde iki küçük plaket duruyor.
Vitrinden
Kadife kutusunda duran altın renkli plakette İstanbul Ticaret Odası’nın amblemi ve şu satırlar var: “1989 — Gelir ve iratları ile ilgili en üst düzeyde vergi ödülü.” Altındaki şeritte ödülü alan şirketin adı, İzsal Döküm San. A.Ş., yazılı.
Vitrinden
“İzzet Baysal — Yaşam, Özlem ve Prensipler” başlıklı levha, bir plaket takdimi fotoğrafının altında şu sözle açılıyor: “Devletime, görevlilerine her zaman güvendim. Çünkü devletimiz olmasaydı bizler de olmazdık.” Ortadaki fotoğrafta vakfın yaptırdığı yüzme havuzu görünüyor. Levhanın alt yarısında, Baysal’ın yaşamını derinden etkileyen ve hatırladıkça ona mutluluk ve güç veren 10 Altın Öğüt sıralanıyor: düşünmeye, eğlenceye, okumaya, duaya, sevmeye, anlaşmaya, gülmeye, vermeye, işini iyi yapmaya ve teşekküre vakit ayırmak.
Vitrinden
Levhanın önünde duran çerçeveli fotoğrafta bir açılış kurdelesi kesiliyor; kalabalığın ortasında, arkasında Türk bayrağı dalgalanırken İzzet Baysal da görünüyor.
Vitrinden
Kadife kutusunda sergilenen altın madalyonun üzerinde odanın amblemiyle birlikte “İstanbul Ticaret Odası — 1882” yazıyor. Yanındaki plakette Bolu Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (İstanbul) 17 Mayıs 1998 tarihli teşekkürü var: “Derneğimize ve Bolu Gençliği’ne katkıları nedeni ile Sn. İzzet Baysal’a teşekkür ederiz.”
Vitrinden
Lacivert kutusunda, sarı-mor kurdelesiyle duran madalyanın çevresinde “The Rotary Foundation of Rotary International” yazıyor; ortasında Rotary’nin dişli çark amblemi var.
Vitrinden
Levhanın tepesinde Türk bayrağı ve şu satır var: “Bölünmez bir bütün olan Türkiye Devleti; demokratik, laik bir cumhuriyettir.” Altında Atatürk’ün portresi ve imzasıyla birlikte sözü yer alıyor: “Tüccar; milletin emeği ve üretimini kıymetlendirmek için eline ve zekâsına emniyet edilen ve bu emniyete liyakat göstermesi gereken adamdır.” Levha, İzzet Baysal’ın portresi ve şu cümleyle kapanıyor: “İzzet Baysal, yaşamında ve kurduğu vakfın amacında; çağdaş, laik ve demokratik Atatürkçü Düşünce ışığında ve Ulu Önder’in muasır medeniyete ulaşma hedefinde yer almıştır.” Önünde üç plaket sıralanmış.
Vitrinden
Plakette derneğin amblemi ve “Onursal Üyelik — Sayın İzzet Baysal” başlığı var: “Türkiye Cumhuriyetinin, Atatürk İlke ve Devrimlerini, laik, çoğulcu, demokratik rejimimizi savunmada ve bu amaçla gençlerimizin yetiştirilmesinde yaptığınız katkılardan dolayı duyduğumuz şükran duygularımızla.” Altında 11 Mayıs 1997 tarihi ve Genel Başkan M. Suphi Gürsoytrak’ın adı yazıyor.
Vitrinden
Altın renkli plakette Lions amblemiyle birlikte şu satırlar okunuyor: “Sayın İzzet Baysal — Sağlık ve Eğitim alanında Bolu’ya verdiğiniz hizmetlerden dolayı şükranlarımızı sunarız.” Altında 4 Ekim 1997 tarihi ile 1997-1998 dönem başkanı Ln. Celile Tokgöz’ün adı yazıyor.
Sanal Müze
Sanal Müze
Açık kartları ve bu pencereyi Esc tuşuyla kapatabilirsiniz.
Sergi salonunu gerçek 360° fotoğraflarla, kendi hızınızda gezin. Her vitrinin eserleri ve hikâyesi bir kartta sizi bekliyor.
Tarayıcınız üç boyutlu görüntülemeyi desteklemiyor: salon düz panorama fotoğrafı olarak gösteriliyor.